| Yazan: cem,
Tarih: 21-02-2008 23:42
|
Okunma Sayısı : 467 |
Beğenilme : 33 |
Yayınlama yeri : Yazılar, Yazılar |
Sanırım gidiş gelişler yaşadığım bir dönemdeyim. Ufala sıkıla hoşlanıyorum, ürküyorum, sanırım yıpranmışım. titriyorum, çekingenliğimden ve aptal gururumdan bayat kurabiye tarifleri çıkararak. sanırım cesaretimi toplamalıyım tez zamanda. hayır, bu cesaret kendime güvenim değil, ki özgüvenim cidden şu sıralar had safhada. sanırım saflığımı kaybettiğimin, çocuk düşlerimden uzaklaştığımın farkına kezlerce kez yine varıyorum. izlediğim her filmin sonunda ağlayasım olsun istiyorum, adını hiçbir zaman aklımda tutamayacağım aktrislere aşık olmak istiyorum..yine,yine,defalarca. sıcak fransız filmleri içerisine süzülmek ne de güzel olurdu, ekran donukluğunu siktiredip, soğukluğumu çoraplarımın içerisine sokuşturup yalınayak süzülsem filmin içerisine, sarılsam o güzelim, kocaman siyah gözlü hatunlara diyorum. sarılsam filmin sonuna kadar, ama film bittiği an yıkılmasam,kahrolmasam, ağlasam sarılarak.. size bizim topraklardan üç elma getirdim bacım deyiversem,, artık bırakalım şu bacılığı, dünya ahret yavuklum ol sen, alayım götüreyim seni inka ellerine, yürüyelim adımlarca. her adımda gülüversek, her adımda tekrar aşık olsak, her adımda tekrar ağlasak diyorum hani. her diğer adımı düşünür gibi sevişmek istesek, ama birden diğer adıma geçsek tekrar. sonsuza kadar yürüsek, ıslansak,mutlu yaşasak.. evet evet,, bedenimi çürütmeden, hislerimi aldırmadan dönmeliyim ben içimdeki göçebe ve ürkek lama çobanına.. insan korku nöbetlerini yalnızlık devinimlerine çevirdiği an kendini büyütür demiştim, geri alıyorum. korku her zaman benliği besler. ve ne yazık ki benim tapınaktaki bakire-olmayan sunağım, ben olmadan sen olamam..
Sanırım gidiş gelişler yaşadığım bir dönemdeyim. Ufala sıkıla hoşlanıyorum, ürküyorum, sanırım yıpranmışım. titriyorum, çekingenliğimden ve aptal gururumdan bayat kurabiye tarifleri çıkararak. sanırım cesaretimi toplamalıyım tez zamanda. hayır, bu cesaret kendime güvenim değil, ki özgüvenim cidden şu sıralar had safhada. sanırım saflığımı kaybettiğimin, çocuk düşlerimden uzaklaştığımın farkına kezlerce kez yine varıyorum. izlediğim her filmin sonunda ağlayasım olsun istiyorum, adını hiçbir zaman aklımda tutamayacağım aktrislere aşık olmak istiyorum, yine,yine,defalarca. sıcak fransız filmleri içerisine süzülmek ne de güzel olurdu, ekran donukluğunu siktiredip, soğukluğumu çoraplarımın içerisine sokuşturup yalınayak süzülsem filmin içerisine, sarılsam o güzelim, kocaman siyah gözlü hatunlara diyorum. sarılsam filmin sonuna kadar, ama film bittiği an yıkılmasam,kahrolmasam, ağlasam sarılarak.. size bizim topraklardan üçe elma getirdim bacım deyiversem,, artık bırakalım şu bacılığı, dünya ahret yavuklum ol sen, alayım götüreyim seni inka ellerine, yürüyelim adımlarca. her adımda gülüversek, her adımda tekrar aşık olsak, her adımda tekrar ağlasak diyorum hani. her diğer adımı düşünür gibi sevişmek istesek, ama birden diğer adıma geçsek tekrar. sonsuza kadar yürüsek, ıslansak,mutlu yaşasak.. evet evet,, bedenimi çürütmeden, hislerimi aldırmadan dönmeliyim ben içimdeki göçebe ve ürkek lama çobanına.. insan korku nöbetlerini yalnızlık devinimlerine çevirdiği an kendini büyütür demiştim, geri alıyorum. korku her zaman benliği besler. ve ne yazık ki benim tapınaktaki bakire-olmayan sunağım, ben olmadan sen olamam.. Son Güncelleme : 21-02-2008 23:53
|
|
|