| Yazan: Administrator,
Tarih: 01-04-2008 11:20
|
Okunma Sayısı : 387 |
Beğenilme : 18 |
Yayınlama yeri : Haberler, HaberYorum |
Sulukule'nin Kadınları Yıkımla ve Hayatla Mücadelede Yalnız
Sulukuleli Sevtap Galaza henüz 45 yaşında. Ama
ruhu ve bedeni çok yorgun, "Biz kadınlar ortada mücadele ediyoruz.
Hepimizde psikolojik rahatsızlıklar oluştu. Evimiz başımıza yıkıldı,
meçhule gidiyoruz" diyor...
Şurası kesin, "Sulukule hakikati", görmeden anlaşılamaz... Yıkılmış
evler, bir "diken üstünde" ruh hali, ancak her şeye rağmen sokakta
eğlenerek yürüyen genç erkekler... Kadınlar daha ziyade çalışıyorlar ya
da evlerdeler...
Birkaç gün önce yıkım başladığı
sırada kadınların bağırarak söylediği gibi "Erkeklerin çoğu cinayetten,
yaralamadan içeride"... Kadınlar hayatı, çocuklarıyla bir başlarına
sırtlanıyorlar...
Sulukule'de evleri başlarına yıkılan, çoluk çocuk bin parçaya bölünen
kadınlar yine de soğukkanlı bir biçimde mücadeleye devam ediyorlar...
Konuştuğum kadınlardan ilki, 32 yaşında, ismini vermek istemiyor,
"Bugüne kadar kendimizi 'reklam ettik' de ne oldu" diyor. Ev tutmak
zorunda kalacağı günleri hesap ederek, artık kendini daha fazla teşhir
etmek istemiyor. O yüzden fotoğrafının çekilmesine de izin vermedi.
Geçim sıkıntısı kocalarımızı kötü yola düşürüyor
Anlatıyor...
"Kocam cezaevinden yeni geldi, mahkemesi sürüyor, yine gidecek. Geçim
sıkıntısından kocalarımız kötü yola sevk ediliyor. Esrara düşüyorlar.
Hem bağımlı oluyor, hem satmaya savaşıyorlar. Benimki de esrardan girdi
içeri. Kocam şimdi tövbe etti, beş vakit namaz kılıyor.
"7, 9, 12 yaşlarında üç çocuğum var. Bir de annem var, geliri yok.
Yeğenim var o da öksüz. Ne anne var ne baba. O da küçücük bir odada
oturuyor. Devlet para verirse geçiniyor. Öksüz parası alıyor 50 YTL onu
da kiraya veriyor."
Kimse önleyemedi evlerin yıkılmasını, rezil rüsva olduk
45 yaşındaki Sevtap Galaza evinin duvarına "Burada
insan yaşıor" yazmış... "Okumam yazmam yok, bu cümleyi kendim kurup
yazdım, bir harf eksik olmuş, o kadar olur artık" diyor...
"Defresik akıl hastasıyım. (Sevtap Galaza hastalığı böyle dile
getiriyor) Fakir aylığımı almaya uğraşıyorum. Alkolden ciğerlerimi
kustum. Madde bağımlısıydım ama şimdi tövbe ettim. Bu semtin yarattığı
bunalımla boğuşuyorum. Dulum. Yalnız yaşıyorum. Kızım var. Dört yaşına
giren bir torunum var. Allah'tan gelen derdimle, hastalığımla
uğraşıyorum. Tedavi altındayım. Devletten yeşil kartım var.
Doktorlarıma arzettim bakanım olmadığını biliyorlar, bu ay ilaç raporu
alacağım. Ölene kadar ilaçlarla yaşıyorum."
Sevtap Galaza "Ortada kaldık" diyor, hayata bakışını "Kötülük yapan kötülük, iyilik yapan iyilik bulsun" diye özetliyor.
Erkeklerimiz olsa, hastanede ziyaret edenim olurdu
Anne babası ölmüş, erkek kardeşlerinin hepsi de cezaevindeymiş:
"Kader mahkumu. Cinayetten, yaralamadan yatıyorlar. Evlerin yıkılmasına
çok üzgünüz. Devletse ya beni öldürsün ya da bana iş versin. Bana
oturacak bir ev versin. Kimse önleyemedi evlerin yıkılmasını. Biz
kadınlar ortada mücadele ediyoruz. Hepimizde psikolojik rahatsızlıklar
oluştu. Kendimi düşünemez bir hastalıktayım. Rezil rüsva olduk. Evimiz
başımıza yıkıldı, devlet yarın Türkiye'yi de mi başımıza yıkacak?"
Galaza "Erkeklerimiz olsa, hastaneye yatınca gelecek bir insanım da
olurdu. Bir tek başına kadın, geliri olmadan zor. Yıkılıyoruz, meçhule
gidiyoruz" diyor.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
Son Güncelleme : 04-04-2008 19:16
|
|
|