| Yazan: Administrator,
Tarih: 12-04-2008 09:45
|
Okunma Sayısı : 305 |
Beğenilme : 25 |
Yayınlama yeri : Haberler, HaberYorum |
dünyanın ilk anaerkil sistemini yaşamış anadolu’yu bile etkisi altında bırakan ortadoğuda kadın olmanın dayanılmaz hafifliğidir.
asırlardır süregelen feodal yapısından kaynaklı biçimde "ana-bacı-yar"
ekseninde, kadının erkeğin bir "patch" i olarak görülmesi kadınların
zamanla bir kimlik sancısı yaşamasına sebep olmuştur. bu sosyokültürel
baskının ardında feodalite kadar diğer örf ve adetleri doğuran dini
ritüellerin olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
sümerler,babilliler veya mısırlılar gibi savaşı kültür ve medeniyetin
ardında tutmuş kavimleri saymazsak, asurlulardan günümüze ortadoğuda
erkek egemen toplumun yaratılmasında din kisvesi oldukça baskın
kullanılmıştır.
özellikle ilahi dinlerin oluşum ve genişleme
sürecinde erkek baskınlığı ve kadınların ikinci plana atılması, din
ideolojisinin cihat veya haçlı seferleri gibi militarist olgularla
yayılmasının garantisi olmuştur.
savaş politikasının
erkeklerin oluşturduğu ve desteklediği bugün tüm dünyanın bilincine
kazınmış, dünya halklarının ezberlediği bir söylem olduğu
bilinmektedir.
bedenlerine ihram-burka, zihinlerine zar
doladığımız kadınlarımız, ortadoğunun savaşlar içerisinde bocalamasını
durdurmakta "ana-bacı-yar" olarak ne yazık ki yetersiz kalmaktadır.
üstelik dini ritüellere uymayan kadınlara toplumsal linç psikolojisi
aşıladığımız yetmezmiş gibi, zina,örtünme ve benzeri izolasyon
yöntemleriyle de bu baskı giderek arttırılmaktadır.
ne yazık
ki bir erkeğin bunları "artık kan dökülmesin" çığlığıyla yazması,
toplumumuzda "feminist" etiketi yapıştırılması için yeterli olmaktadır.
ben silahın kabzası yerine anamın dizini, sevgilimin göğsünü tercih ediyorum.
<bkz: din toplumsal bir ideolojidir>
Son Güncelleme : 12-04-2008 09:52
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|